Anasayfa

Bilgi Paylaşımlarım

Kuş Gözlemciliği ve Fotoğrafçılığı

İphone İle 7d Yi Uzaktan Kumanda Edin.

Linkler

Fotoğraflarımı Paylaştığım Web Siteleri

Sergi, Yayın, Haber, Ödül

Fotoğraf Çekmek ve Bazı İpuçları

Amatörler için: HDR Nedir? Nasıl Yaparız?

Kalitesiz UV Filtre Kullanmayın

Canon EOS 40D 1.1.1 firmware güncellemesi

Ana Sayfa > Bilgi Paylaşımlarım

Fotoğraf Çekmek ve Bazı İpuçları
06/02/2009

Kavramlar ve makinada yapılacaklar, çekim...

- Diyafram (f:1,4 - f:2 - f:2,8 - f:4 - f:5,6 - f:8 - f:11 - f:16 - f:22 .. )

Diyafram kısmak, açmak; dıyaframı kısmak demek, diyafram ayarını küçük değerlerden büyük değerlere doğru ayarlamak demektir, örneğin diyaframın 5.6'dan 11'e alınması ile diyafram kısılmış, tersinde ise açılmış olur. Diyafram açılması lensten daha çok ışığın makinaya girmesi ve daha sığ bir alan derinliği elde etmemize yol açar. Tersi ise, makinaya daha az ışık girmesi ve daha fazla bir alan derinliği elde edilmesi demektir. Kimi yerlerde bu bir musluktan akan suya benzetilir. Musluk açıldıkça musluktan akan su nasıl artıyorsa, diyafram da açıldıkça (değerlerde küçük değerlere gidildikçe), makinaya giren ışık miktarı da çoğalacaktır.

Yandaki Şekil 1'de çeşitli diyafram aralıklarında diyaframın açıklığının nasıl değiştiğini görebilirsiniz.

- Enstantane (30" - 15" - 8" - 4" - 2" - 1" - 1/2 -1/4 - 1/8 -1/15 - 1/30 - 1/60 - 1/125 - 1/250 - 1/500 - 1/1000 – 1/2000 – 1/4000 – 1/8000)

Enstantane ise, diyafram açıklığından gelen ışığın hangi süre ile makinaya gireceğini belirleyen mekanizmadır. Örtücü ya da obtüratör de denilir. 1 saniyeden kısa süreler 1/x olarak ifade edilir. Burada da, bölünün sağındaki rakamlar küçüldükçe ışığın makinaya girme süresi uzayacak, büyüdükçe azalacaktır. Yani aslında süreyi belirleyen bu rakamlar matematiksel anlamda büyüdükçe doğal olarak makinamız daha uzun süre ile ışık alacak, küçüldükçe da daha az ışık alacaktır. Doğal olarak 4" (4 saniye), 1/2000'den (saniyenin 2000'de biri) uzun bir süredir. Dolayısıyla 4" değerinde bir enstantane seçiminde 1/2000 seçimine göre çok daha uzun süre ile örtücü açık kalacaktır. Genelde 30" maksimum enstantane süresidir, bundan daha uzun süreler makinaların "bulb" modunda çekilebilir, bu tür 30 saniyeden uzun çekimler için de deklanşör kablosu kullanmak en iyisidir.

- Alan Derinliği

Bir fotoğrafa baktığımızda, fotoğrafta esas konu ya da objenin önünde ve arkasında net olmayan alanların varlığını farkederiz. Konu ise belirli bir aralıkta nettir. Bu net alana alan derinliği denir. Temel olarak alan derinliğini üç şey belirler, diyafram, odak uzaklığı ve konuya uzaklık. Yukarıda da belirttiğim gibi, diyafram açıldıkça (değer olarak diyafram değeri azaltıldıkça) alan derinliği daralır, çok daha kısıtlı bir net alan elde ederiz. Yine kullanılan lensin odak uzaklığı ikinci etkendir. Lensin odak uzaklığı küçüldükçe yani görme açısı arttıkça alan derinliği de artar. Bu nedenlerle mesela tele lenslerin alan derinliği geniş açılı lenslere göre çok sınırlıdır. Makro lensler için de benzer bir şeyden söz edebiliriz. Şekil 2'de objektif odak uzaklığı ile alan derinliği arasındaki ilişkiyi görebilirsiniz. Son olarak da fotoğraf çekilecek nesne ya da obje konuya ne kadar yakınlaşırsa alan derinliği de o kadar azalır, tersinde ise artar.

- Pozlama Ayarları, Pozlama Telafisi

Bir çekim yapacağımızda, karar vereceğimiz senaryoya göre pozlamayı ayarlarız, açık mı çıkacak konumuz, koyu mu kalacak, ışık ne kadar etki edecek vb. Yani aslında konunun ne kadar süre ile pozlanacağına, hangi alan derinliğine (sığ mı, daha mı açık) sahip olacağına, ortamdaki koşullara göre karar veririz. Bunun için de diyafram ve enstantane ayarlarını kullanırız. Anahtar kelime "doğru pozlama" olmalıdır. Aşırı pozlanmış bir fotoğraf çok parlak ve detaysız, az pozlanmış bir fotoğraf ise karanlık olacaktır. Bunları yaparken bize yardımcı olacak bir başka şey ise makinanın ISO ayarıdır. Filmli makinalardaki film hassasiyetini belirten ASA ayarı yerine dijital makinalarda ISO ayarı vardır. Hemen hemen aynı görevi simüle eder. ASA film hassasiyetidir. Örneğin daha karanlık havalarda ya da özel olarak çekimlerimizin noise (gürültü) içermesi istendiğinde daha hassas filmler olan 400 ASA film kullanılabilmektedir, bunu dijital makinalarda ISO ayarı ile kolayca simüle edebiliriz. Mesela havanın kararmaya yüz tuttuğu, ışığın azaldığı bir ortamda, daha hızlı enstantane/örtücü hızına ihtiyaç duyuyorsak, bunun bir yolu da ISO ayarını yükseltmektir. Ancak ISO yükseldikçe çekimlerimizdeki parazit ve gürültünün artabileceği de unutulmamalıdır.

Pozlama telafisi, karar verdiğimiz pozlama ayarının altında ya da üstünde yapılabilecek az ya da daha fazla pozlama imkanını ifade eden bir ayar ya da durumdur. Dijital makinalarda bunu ayarlama imkanı da vardır. En basit anlatımıyla, makinanın ölçümünün verdiği noktanın altında ya da üstüne diyafram ya da enstantane kullanarak pozlama telafisi yapabileceğimiz gibi, kimi makinalarda menülerden de telafi ayarı verilebilmektedir.

- Beyaz ayarı (WB - white balance) ve ışık (doğal ve yapay)

Bir fotoğrafta en doğru ve güzel renkleri elde etmenin başlıca yolu, makinamıza beyaz ayarını doğru tanımlamaktan geçer. Makinalarımızda otomatik beyaz ayarları bulunduğu gibi, gibi makinalarda manuel olarak da bu ayarlara ulaşmak ve girmek mümkündür. Eğer bulunulan mekanda floresan bir aydınlatma var ise ve makinamızın beyaz ayarı gün ışığında ise doğru renklerde fotoğraf çekmemizin imkanı yoktur. RAW fotoğraflar bu konunun istisnasıdır, RAW yapılan çekimlerin ışık ayarları daha sonra da program ile tamamen gerçek değerlerine değiştirilebilmektedir.

- Yarım deklanşör ve ölçüm

Bu konu artık digital makina kullanan herkes tarafından bilinmektedir. Kompaktlar dahil tüm dijital makinalarda aynı prensip vardır, yarım deklanşör ile makinamız ışığı, mesafeyi ve pozlamayı ön ayar olarak kitlemekte, deklanşöre tamamen bastığımızda ancak çekim gerçekleşmektedir. Ayrıca çekim yapacağımız konu da bu yarım deklanşör esnasında netlenmekte ve parmağımızı kaldırmadıkça bu netlik noktası muhafaza edilmektedir. Tabii ki yine, AF ayarları ile çekimin tekli çekim mi, yoksa hareketli bir çekim mi olduğuna göre farklı ayarlayacağımız durumlarda yarım deklanşöre basmak farklı sonuçlar verecektir. Örneğin uçan bir kuşu takip ederken netlik ya da fokus motorunun AI SERVO olarak ayarlanmış olması, yarım deklanşör yapıldığı sürece kuşu takip eden bir netlik noktası sağlamamıza yardımcı olacaktır.

- Işık ölçüm sistemleri (Ortalama ışık ölçüm sistemler (Averaging System), Merkez ağırlıklı ışık ölçüm sistemi (Center weighted), Noktasal ışık ölçüm sistemi (Spot metering)), Çok Bölgeli Matriks Ölçüm(Multi-Zone Matrix)

Makinamızın çekim yapmadan önce, ortamın ışığını ya da çekim yapacağımız bölgenin ışığını ölçmeye yarayan sistemleri vardır, bu ölçüm de yukarıdaki başlıkta belirtildiği gibi çeşitli şekillerde ayarlanabilir. Bu sistemlerin isimlendirilmeleri makina üreticilerine göre nisbi olarak farklılık gösterse de temeldeki fonksiyonlar aynıdır. Bu sistemler ışığın, kadraj alanının ne kadarını ya da neresini kullanarak ölçüleceğini makinamıza belirttiğimiz ayarlardır. Şekil 3'te buna ilişkin örnek bir görüntü görebilirsiniz.

- Makina çekim modları (Av, Tv, P, M, ve diğer modlar)

Av - Diyafram Öncelikli Çekim; biz diyaframı belirliyoruz, makina enstantane hızını kendisi belirliyor. Tv - Enstantane Öncelikli Çekim; bu defa biz enstantane hızını giriyoruz, makina bu hıza uygun diyaframa karar veriyor. P - Program Modu; hemen hemen tam otomatik çekim moduna benzer. M - Manuel çekim modudur; hemen hemen tüm ayarları bizim yapmamız gerekir.

- Kayıt formatları (jpeg-TIFF-RAW-sRAW)

Günümüzde makinaların hemen hepsi temel olarak jpeg modunda resimleri kaydetmektedirler, RAW çekebilen de çok çeşitli marka model makinalar vardır. sRAW daha yeni bir formattır, esasen RAW'ın aynısı olup, daha küçük boyutta yani daha az megapikselde RAW çekebilmeyi sağlar. Tabii ki tavsiye edilen tüm çekimlerin RAW yapılmasıdır.


1 | 2 | 3 |

Şekil 1
Şekil 1

Şekil 2
Şekil 2

Şekil 3
Şekil 3

1 |

Süleyman Uçar

Tasarim ve Uygulama Arda Altuntas